2 Fısıltı Buruşuk peçeteler

Karanlık bir yatak odası, dağınık çarşaflar, buruşturulmuş peçeteler, eski fotoğraflar...

- Ayrılık yaradı sana
- Onunla sevişmek güzeldi
- Kullanıyordu resmen seni, vucudunu
- Eğleniyorduk, eğlendiriyordu beni
- O herkesle eğlenir zaten, hafif hafif hatta sığ sığ
- Onun yanında güvendeydim hep
- Kaba kuvvetine güvenip sürekli dayak yediği için mi?
- Evet, öyle bir kavga sever hali vardı ama...
- Garip garip konulardan tartışmalara gitmez miydiniz?
- Evet ama...
- Sana saygı bile duymuyordu o, ne zaman dinledi seni, ne zaman içindeki acıyı görüp en az o kadar acıdı onun da içi? Umursadı mı gerçekten seni? Bildi mi içini?
- Yok artık, sen de!
- Ne zaman sana taa içinden geldiğinden emin olduğun bir şey söyledi? Hangi rahatsızlığını görüp, bilip, seni üzmemek için kendinden vazgeçti?
- İnsanlar kolay değişmez
- Peki, ya sen? Sen nasıl bu kadar aciz oldun onsuz?
- Seviyorum hala onu, geri dönmeliyim
- Saçmalıyorsun
- Bağlıyım, bağlandım, kopamam diyorum...
- Sen ona değil, aşka bağlısın, hep öyle oldun
- Hayır, onu seviyorum, çekil önümden
- Ne yapıyorsun!

Yataktan kalkınca düşen peçeteleri gayri-ihtiyari tekmeleyip, onunla birlikte aldığı montu giyer sırtına, kapıya yönelir

- Yapamam
- Git, hadi git, yap aptallığını! Pek bir emin kalktın ya yataktan, pek seviyorsun ya onu, hadi git!
- Yapamam, kendime bunu yapamam
- Komiksin
- Vurma, zaten yerdeyim
- Bağlandın sen ama sağlam yere değil. Düşünsene şimdi, hakkaten senin kadar derinden kanıyor mudur o?
- Kanar tabi ki, o kadar zaman geçti birlikte, üzülmez mi hiç, üzülür...
- Üzülmek mi... Hah! Sor bakalım, üzüntülü mü yoksa sinirli mi?
- Dönmek bir şeyi değiştirmeyecek mi?
- Ona dönmeyeceksin, dönmek istediğin aslında o değil
- Neden bahsediyorsun sen, seviyorum onu ben, bak kopamıyorum işte!
- Aşka aşıksın, aşka bağımlısın sen, hiç kimseyi sevmedin, aşkı yaşamayı sevdin hep, onları değil
- Sus, acıtıyorsun!
- Onsuzken içinde olan gücünün farkına vardın sanırım sonunda, sandığından daha güçlüsün
- Sanmıyorum, bilmiyorum

* * *

2 yorum:

hiç kimse ve hiç bişey hakkında hiç bişeyler dedi ki...

'- Aşka aşıksın, aşka bağımlısın sen, hiç kimseyi sevmedin, aşkı yaşamayı sevdin hep, onları değil
- Sus, acıtıyorsun!'

-yazma, acıtıyorsun.. beni yazıyorsun resmen bu yazıda.. bense sahiden yerden yeni kalkıyorum.. verilecek cevaplar bana da aynı.. kanıyor mu o benim kadar derinden? elbette hayır..
elbette hayır..

Karnımdaki Terbiyesiz Fısıltılar dedi ki...

Maalesef karşımızdakini hep önce "en büyük" haliyle görmeye meğilli kalbimiz. Sonra sonra küçülüyor küçülüyor küçülüyor...

Bir de "Aşk biter mi?" diye sorarlar. Eğer "o" değilse pek tabii biter. Ama "o" ise ben biteceğine inanmıyorum. İnanmak istemiyorum.

Bence onu büyütmeden sevmek lazım. Küçük küçük sevmek lazım. Kendimizden artılar, varsayımlar koymayalım. "Aldatmaz" demeyelim en baştan mesela...