2 Fısıltı Yürüyen bant

İstiklal'de, dar ve karanlık bir ara sokakta, dımtıs müzik sesinin diğer bütün sesleri bastırdığı, varolmasına izin vermediği bir barda...

- Kalkar mısın ayağa
- ...
- Sana diyorum, ayağa kalk
- ...
- Hey, kalksana kızım, herkes sana bakıyor
- Yürüyen bant alacaktım
- Neee?
- Yürüyen bant...
- Ne diyosun, anlamıyorum, kalksana, topla kendini. Ver şu telefonu, kimdi arayan?
- Biriktirmiştim, hazırdı her şey...
- Gel şöyle, gel çıkalım...

İçerideki duvarları, köşeleri dönen renkli ışıkların arasından, dans eden, çılgınca eğlenen insanların arasından, düşük omuzlarla dışarı çıktılar. Sesler dışarıda daha boğuk, daha alçak ve daha soğuk kalıyordu...

- Nooldu kızım?
- Benim yüzümden!! Allah kahretsin benim yüzümden!
- Ne diyosun ya, ne senin yüzünden!
- Asıl senin yüzünden! Sen getirdin beni buraya! Sen mahfettin her şeyi!
- Neyi mahfetmişim yahu! Saçmalamayı kesip, ne olduğunu anlatacak mısın
- Karnıma girip, eğlenmek için zorladın beni! Çık dedin, eğlenmeye ihtiyacın var dedin! Ama suç bende, suç bende... Ned...

Yüzü aniden kızardı, kırmızılaştı. Elini yanağına götürdü. Donmuş gözleri yanağındaki acıdan ötürü değil ama dolmaya başladı. Dayanamayıp, üzerine düşer gibi sarıldı. Ağladı, ağladı...

- Neden?

Birbirlerine dayanarak uzaklaştılar İstiklal'den, hiçbir şeye binmediler, yorulana kadar yürüyeceklerdi. Kendilerine böyle bir ceza kesmişlerdi...

- Yürüyen bant alacaktım ona. Ara tatilde götürüp sürpriz yapacaktım.
- Ağlama...
- Bir hafta olmuş biliyor musun
- Neden haber vermemişler ki?
- Sınav haftası ya, annem söylemeyin demiştir
- Üff!
- Peki biz nerdeydik? Ha?
- Ya kendini niye suçluyosun ki şimdi...
- Nerdeydik, sana soruyorum!
- Ya tamam, üff!
- Bardaydık, evet! Kıçlarımızı atıyoduk, deli gibi dans ediyoduk!
- Olan bir hafta önce olmuş, senin eğlenmenle alakası yok. Üfff neler diyorum ben... Sanki bugün ölse bizim yüzümüzden olacaktı... Aman, ne dediğimi biliyor muyum ben!
- Yürüyen bant alacaktım, soğukta dışarı çıkmak zorunda kalmayacaktı. "Korkuyorum kızım, hırlısı var hırsızı var gece gece, göbek eritelim derken" derdi, korkardı hem çıkmaya... Yürüyen bant alacaktım...
- Giy şu ceketi, boğaz o karşındaki, çarpar adamı rüzgarı

* * *

2 yorum:

hiç kimse ve hiç bişey hakkında hiç bişeyler dedi ki...

ya çok hüzünlü olmuş bu..
gerçek diildir inaşşal dicem ama gerçekmiş gibi hissettim :/
diim yine de, gerçek diildir inşallah!

Karnımdaki Terbiyesiz Fısıltılar dedi ki...

Gerçek değil ama sanki kaderimin bir yerinde buna benzer bir şey olacak. Hissediyorum hatta biliyorum diyebilirim.

Kadere inanmayıp "kader"den başka kelime bulamamak da ne kadersiz bir şeymiş böyle :)