1 Fısıltı Otobüs

Karanlık bir sokak arası, gece yarısı, soğuk;

- Neden öpmedin onu?
- Sana ne?
- Öpmek istiyordun, hem de çok, gözlerinden, dudaklarından belliydi.
- Öpemem, öpemezdim
- Çok yaklaşmıştın, dudakların daha önceleri daha uzak araları bile koşarak kapatıp, kavuşmuştu başkasının dudaklarına
- Evet, başkasının...
- Ne zaman kendi önünde, kendi arzularının önünde durmayı bırakacaksın
- Otobüs kalkacak, çabuk, yürü.
- Ne zaman?
- Üff, bilmiyorum!
- Başkalarını üzmemek için kendini üzüyor olmak seni iyi biri yapıyor zannediyorsun değil mi? İyi olmak ne demek ki? İyi olunca kazancın ne oluyor bana söyler misin?
- Üstüme gelme lüften! Rica ediyorum! Ve lüften daha hızlı yürür müsün!
- Ne kadar hızlı yürüsek de yetişemeyiz.
- Beni sorgulamayı bırakır yürürsen yetişiriz.
- Salak seni, kaçırdığının otobüs olduğunu zannediyorsun değil mi? Hayatı kaçırıyorsun haberin yok

* * *

1 yorum:

si-men! dedi ki...

ama ama bu seslerin hepsi benim de içimdeki
sadece karnımdalar mı yoksa beynimde kalbimde mi seçemiyorum...

Başkalarını üzmemek için kendini üzüyor olmak seni iyi biri yapıyor zannediyorsun değil mi?

şu cümle içime oturdu
yüreğimi yaktı kavurdu
hilafsız kelimeler bunlar,
gerçekten böyle olan iyi olan demek değil mi?