2 Fısıltı Çorba

Köşedeki sokak lambasının ışığından gelen aydınlıktan yansıyanlardan başka hiçbir şeyin gözükmediği bir mutfak, masa ve soğumuş bir çorba;

- Neden duruyorsun öyle
- Ne yapayım? Ne yapmamı istiyorsun yine?
- Yaşamanı istiyorum
- Ne için?
- Yapabileceğin tek şey o çünkü, güzel de yaşardın sen, bilirdin mutlu etmeyi kendini
- Artık hiçbir şeyin önemi yok
- Saçmalıyorsun
- Neyi değiştirebildim, neyin önüne geçtim?
- Her istediğine kavuşamazsın
- Neden? Her şeyi yapmadım mı? Tüm olasılıkları düşünmedim mi, önlemler almadım mı, sevmedim mi?
- Demek ki yeterli değilmiş
- Nasıl yani, daha ne yapabilirdim ki, daha ne kadar çaba harcamalıydım ki!
- Belki de fazlaydı yaptıkların, fazla geldi ona
- Ne kadar saçma sapansın! Bir önce dediğin, bir sonrakini tutmuyor
- Hayatın kendisi saçma zaten, mantık üzerine kurulu mu zannediyordun ki?
- Hiçbir anlamım yok kaderin önünde, o kadar etkisizim ki. Hele kendi üzerimde, kendi hayatımda bu kadar etkisiz, çaresiz, zavallı olmak beni kukla gibi hissettiriyor
- Hadi çorbanı bitir
- Tutunmam gerek bir yere, tutunmalıyım

* * *

2 yorum:

si-men! dedi ki...

truman show'u izlemiş miydin?
merak ettim sadece

kendi hayatın üzerinde bir etkinin olmayışı
bunlar truman gibi.
en çok hissettiğim şey gibi.

çabalıyorum da, yine de kendi hayatımın efendisi değilim gibi,
tuhaf düşünceler silsilesi

Karnımdaki Terbiyesiz Fısıltılar dedi ki...

Evet izlemiştim :) Onu uyandırmaya, adadan kaçırmaya çalışan kız olmak istiyorum ama ben daha ziyade :)